Yeniçeri, henüz 8 yaşındayken oyunculuk ve seslendirme alanında profesyonel yaşamına adım attı. TRT ve İstanbul Şehir Tiyatroları bünyesinde aldığı eğitimlerle başlayan bu yolculuk, ilerleyen yıllarda çok farklı disiplinleri bir araya getiren sıra dışı bir kariyere dönüştü.
Kabataş Ticaret Lisesi'nden muhasebe, bilgisayar sistem analizi ve programlama alanlarında eğitim alarak mezun olan Yeniçeri, henüz 17 yaşındayken General Electric Türkiye temsilcisi Ge-Pa A.Ş.'de üst düzey yöneticilik görevine başladı. Hayatı boyunca yalnızca meslek edinmekle yetinmedi; tutkularını mesleğe dönüştürerek, büyük ölçüde kendi kurallarını belirlediği özgür ve özgün bir yaşam tarzı inşa etti.
Lise yıllarında İngilizce öğretmenlerinden biri ona, "Unut oğlum, sen İngilizce filan öğrenemezsin," demişti. Bu söz, onu yıldırmak yerine dil bilgisini geliştirmeye teşvik etti. Ancak ilerleyen yıllarda kariyer yolculuğu sırasında şunu fark etti: Çevirmenlik yalnızca cümleleri bir dilden başka bir dile aktarmak değildir. İnsan bazen kültürler arasında, bazen bilimle maneviyat arasında, bazen de farklı disiplinler arasında köprü olur. Yeniçeri'nin belki de hayatı boyunca yaptığı şey tam olarak buydu.
Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi'nde yüksek öğrenimine başladığı 1990 yılında, Türkiye'nin ilk heavy metal gruplarından biri olan Angel Force'u kurarak ülkenin birçok şehrinde konserler verdi. Müziğin dönüştürücü gücünü, insan psikolojisine ve içsel gelişime duyduğu ilgiyle birleştirdi. Aynı dönemde, bu kurumda öğrenciyken tanıştığı Psik. Dr. Mahpeyker Koçgündüz ile psikoloji alanında eğitimler aldı ve insan davranışları üzerine çeşitli deneysel çalışmalara katıldı.
30 yıla yaklaşan çevirmenlik kariyeri boyunca kişisel gelişim, yaşam koçluğu, kuantum felsefesi ve spiritüalizm alanlarında uzmanlar tarafından başvuru kaynağı olarak kabul edilen pek çok önemli eseri Türkçeye kazandıran Yeniçeri; başta Eckhart Tolle, Gary Chapman, Louise L. Hay, Dr. Mehmet Öz, John C. Maxwell, Zig Ziglar, Deepak Chopra, George R. R. Martin, Virginia Satir ve Prof. Dr. Milton Erickson olmak üzere dünya çapında saygın yazarların yaklaşık 400 eserini dilimize çevirdi. 2000'li yıllarda Türkçeye kazandırdığı gizli tarih, kadim öğretiler ve komplo teorileri alanındaki çevirilerini yeniden gündeme getirmeye karar vererek, 2025 yazında Destek Yayınları ile Karanlıktaki Dosyalar serisini hazırlamaya başladı.
Ayrıca, 2021-2024 yılları arasında Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Prof. Dr. Gazi Özdemir ve Elmalılı Hamdi Yazır'ın Kur'an tercüme ve yorumlarını karşılaştırmalı olarak inceleyerek, bu çalışmaları bütüncül bir yaklaşımla İngilizceye aktardı. İslam tasavvufu, Uzak Doğu öğretileri, kadim gelenekler ve modern spiritüel yaklaşımları; kuantum fiziği, epigenetik ve nöroplastisite gibi çağdaş bilim alanlarıyla birlikte incelemeyi ve bu disiplinler arasındaki ortak noktaları araştırmayı sürdürmektedir.
Kişisel gelişim, bilinç çalışmaları ve spiritüel dönüşüm alanlarında Türkçe ve İngilizce kaleme aldığı 10'dan fazla kitabın yanı sıra, makaleleri Amerika, Japonya ve Avrupa'nın da aralarında bulunduğu 30'dan fazla ülkede okurlarla buluştu. Çalışmaları toplamda 3 milyondan fazla okura ulaştı. Amerikalı yazar ve radyo programcısı Dr. Allen Brown tarafından, Grassroots Talks programında "The Walking Library" (Yürüyen Kütüphane) olarak tanıtıldı.
Bugün Selim Ali Yeniçeri; sahne sanatları, müzik, yazarlık, çevirmenlik ve insan davranışları üzerine edindiği çok yönlü deneyimi, modern bilim ile kadim bilgeliği buluşturan özgün bir yaklaşımla harmanlayarak insanların kendi içsel güçlerini keşfetmelerine, tutkularını yeniden hatırlamalarına ve daha sahici bir yaşam inşa etmelerine rehberlik etmektedir.
GRRROWL! Yüreğinin Sihrini Uyandır sistemi ise; sahne sanatlarından müziğe, yazarlıktan çevirmenliğe ve insan davranışları üzerine yapılan yıllara yayılan araştırmalara uzanan bu çok katmanlı yaşam yolculuğunun damıtılmış bir özeti olarak ortaya çıkmıştır.